26 Mayıs 2026 tarihinde Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, İsrail’in 25 Mayıs 2000 tarihindeki güney Lübnan’dan çekilmesini anmak amacıyla düzenlenen “Direniş ve Kurtuluş Günü” etkinliğinde önemli açıklamalarda bulundu. Kasım, Hizbullah’ın silahlarının teslim edilmesini kesin bir dille reddetti.
Kasım, silahların teslim edilmesinin “soykırıma zemin hazırlamak” anlamına geleceğini ifade ederek, “Lübnan otoritesi bizden silahsızlanmamızı istiyor, ardından İsrail gelip bizi öldürecek ve halkımızı yerinden edecek” dedi. Beyrut hükümetinin zayıf olduğunu vurgulayan Kasım, halkı hükümeti devirmeye çağırdı. Ayrıca, halkın sokaklara çıkarak hükümeti ve ABD-İsrail projesini devirmeye hakkı olduğunu dile getirdi. “Lübnan’da siyasi egemenlik kalmadı; ülkemiz ABD’nin vesayeti altında. Devlet işlevlerini yerine getirebilecek duruma gelene kadar silahlar kalacak” şeklinde konuştu.
ABD’den gelen tepkiler de dikkat çekiciydi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hizbullah’ın “Lübnan’ın demokratik yollarla seçilmiş hükümetini devirmeye yönelik sorumsuz çağrısını” sert bir dille kınadı ve ABD’nin Lübnan’ın meşru hükümetinin yanında durmaya devam edeceğini belirtti.
İsrail cephesinde de tansiyonu artıran açıklamalar yapıldı. Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Lübnan’a elektrik akışının durdurulması ve Beyrut’a yönelik saldırıların yeniden başlaması çağrısında bulunurken, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Hizbullah’ın insansız hava aracı saldırılarına karşılık olarak Beyrut’taki binaların hedef alınmasını istedi.
Geçtiğimiz hafta İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes 45 gün daha uzatıldı. Ancak Hizbullah’ın dahil edilmediği müzakerelerin 2 ve 3 Haziran’da devam edeceği belirtiliyor. Buna rağmen İsrail ordusu, Lübnan ile sağlanan ateşkese rağmen Hizbullah’ı bahane ederek ülkenin güneyine saldırılarına devam ediyor.