Türkiye, Avrupa Birliği’nin (AB) “Yeşil Mutabakat” girişimi sayesinde girişimcilere yönelik önemli destekler sunmaya başlıyor. Bu dönüşüm, Türk girişimciler için hem fırsatlar hem de yeni bir destek dönemi getiriyor. “Bilişim Yıldızları” (e-Turquality) programı ve “Yeşil Dönüşüm Destek Programı” çerçevesinde sağlanan teşvikler, oyun yazılımlarından siber güvenliğe kadar geniş bir alanı kapsıyor. Aynı zamanda, bu düzenlemeler sayesinde Türk şirketlerinin karbon ayak izini azaltmaları ve enerji verimliliği yatırımlarını artırmaları hedefleniyor.
2026 yılı itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenlemelerle, Türk firmalarının uluslararası pazarlara açılmaları ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) öncesinde rekabet güçlerini korumaları devlet destekleriyle mümkün kılınıyor. Ayrıca, nitelikli insan kaynağına yönelik destekler de bu yıl rekor seviyelere ulaşacak. Bilişim sektöründeki firmalar, veri analisti, sistem mimarı ve yapay zeka uzmanı gibi pozisyonlar için yıllık 15 milyon TL’ye kadar istihdam desteği alırken, yeşil dönüşüm kapsamındaki çevre mühendisleri için de 12 milyon TL’ye kadar destek imkanları sunuluyor. Aynı zamanda, yurtdışından dönen uzman yazılımcıların brüt maaşlarının yüzde 60’ı devlet tarafından karşılanarak yerli girişimlere destek sağlanıyor.
2026 yılı itibarıyla teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı girişimlerin atması gereken stratejik adımlar, “fikir ve altyapı modelleme” aşamasıyla başlıyor. Bu ilk 6 aylık dönemde, KOSGEB İleri Girişimci Destek Programı aracılığıyla 1,5 milyon TL’ye kadar iş geliştirme finansmanı sağlanıyor. Sonrasında, karbon ölçüm ve enerji yönetimi gibi yazılımlar için 5 milyon 250 bin TL’lik hibe havuzundan yararlanma imkanı doğuyor. İlerleyen süreçte, girişimler e-Turquality programına dahil edilerek global pazarlama aşamasına geçiyor. Yurtdışı dijital reklam harcamaları için yıllık 10 milyon 500 bin TL, hedef ülkelerde açılacak bulut sunucu ve veri merkezi operasyonları için ise yıllık 5 milyon TL hibe sağlanarak global ölçeklenme süreci tamamlanıyor.
Lojistik süreçlerini daha çevreci hale getirmek ve bulut altyapılarını entegre etmek amacıyla yeni teşvikler de devreye alınıyor. Demiryolu bağlantılı depolama birimlerine veya elektrikli araç filosu kuran lojistik merkezlerine kira ve kurulum desteği veriliyor. Paylaşımlı yeşil antrepolardan yararlanan şirketlerin, karbon emisyonu tasarruflarını belgelerle kanıtlamaları gerekiyor. Çevreci taşımacılık yöntemlerini tercih eden firmalara, navlun giderlerinde indirimli kredi imkanları ve bulut sunucu hizmetleri sunuluyor.
Üretim süreçlerinde “dijital ikiz” teknolojisinin kullanımı, anlık karbon salımının izlenmesine olanak tanıyor. Dijital sensörlerle takip edilen emisyonlar, AB’nin doğrulama süreçlerini hızlandırıyor ve hata payını minimuma indiriyor. Çatı üstü Güneş Enerjisi Sistemleri (GES) kuran fabrikalar, SKDM çerçevesinde elektrik kaynaklı emisyon yükünden kurtuluyor. Öz tüketimini yeşil enerjiden sağlayan tesisler, karbon vergisi yükünü azaltıyor. Ayrıca, “Sıfır Atık” belgesine sahip olan tesisler, Avrupa’daki büyük perakende zincirlerinin tedarikçi listelerinde üst sıralarda yer alıyor. Sevkiyat süreci ise “yeşil navlun” kavramıyla şekillendiriliyor. Elektrikli tırlar ve demiryolu ağırlıklı modelleri tercih eden firmalara, devlet çeşitli navlun destekleri sunuyor.