Genel

ABD’nin Gerçek Yüzü: Müttefik mi, İyi Bir “Satıcı” mı? – Mehmet Öğütçü Analizi

Doğu’nun en büyük trajedisi, büyük güçlerin vicdansızlığına inanmaktır. Büyük güçlerin esas meselesi sadece çıkarlarıdır. Vicdanları, vefaları, sadakatleri strateji kitaplarında yer almaz.

  • 23 Ocak 2026

ABD'nin Gerçek Yüzü: Müttefik mi, İyi Bir

İngiliz Başbakanı Lord Palmerston’un meşhur sözü hala geçerliliğini koruyor:

“Devletlerin ebedi dostu veya düşmanı olmaz; sadece ebedi çıkarları vardır.”

Kürtlerin sesi Şivan Perwer’in Donald Trump’a döktüğü gözyaşları, sadece bir halkın değil, Washington ile yol almış birçok kişinin tarihteki ortak kaderinin bir yansımasıydı.

Kürt hareketinin bugünkü duygusu; aldatılma, terk edilme ve stratejik bir hayal kırıklığıdır.

ABD’nin “kullan ve at” politikası alışılmış bir durum değil, tam tersine bir sistemdir.

“ABD bizi sattı mı?” sorusu duygusaldır ama sorulması gereken asıl soru şudur: ABD’nin bize olan ihtiyacı sona erdi mi?

ABD satmaz; kullanır.

İşleri bitince masadan kalkar, arkasına bakmaz.

Demokrasi, insan hakları, özgürlük… Tüm bunlar vitrindir.

Gerçek ise çıkardır.

Bu mantık, 1776’daki bağımsızlıktan bu yana değişmemiştir.

Amerika yalnızca kendi kıtasında değil, dünyanın dört bir yanında etkili olmuştur. Avrupa’da Soğuk Savaş döneminde kurulan ittifaklar, çıkarlar değişince kolayca şekil değiştirmiştir.

ABD’nin sahada desteklediği isimlerin hikayesi hep aynıdır: destek, yük olma, terk edilme.

Ve bugün Kürtlerin yaşadığı hayal kırıklığı, bu sürecin son halkasıdır.

ABD, sahada asker kaybetmemek için yerel güçlere ihtiyaç duymuştur.

Bulmuş ve IŞİD’e karşı savaştırmıştır.

İşleri bitince sırtını dönmüştür.

ABD ile olan ilişki, ölene kadar süren bir bağ değil, iki tarafın çıkarlarını esas alan bir ilişkidir.

ABD’nin tek kırmızı çizgisi askeri kayıp yaşamamaktır.

Diğer her şey -değerler, dostluk, sadakat- araçtır.

ABD, ömür boyu müttefik değil, iyi bir tüccardır.

Güvenliği, ittifakı, korumayı satar ve masadan kalkar.

ABD’ye bel bağlamak ayakta kalmayı sağlamaz.

ABD, yük olanı sevmez; işini yapanı sever.

Ve işi biten, düşmeyi göze almalıdır.

Doğu’nun en büyük trajedisi, büyük güçlerin vicdansızlığına inanmaktır.

Büyük güçler sadece çıkarları için hareket ederler.

Vicdan, vefa, sadakat onların sözlüklarında yoktur.

ABD, dünyanın en acımasız ve soğukkanlı şekilde çıkarlarını koruyan bir aktördür.

Bu gerçeği artık idrak etmek zorundayız. Uzun vadeli güvenlik ve gelecek için kendi toplumlarımıza bel bağlamalı ve birlik içinde hareket etmeliyiz.

Buradan çıkarılacak dersler vardır ve unutulmamalıdır.

 

Dünyaca ünlü enerji uzmanı Mehmet Öğütçü’nün bu analizi orijinal metinden alınmıştır.