Depremde birçok arkadaşını kaybetti! ‘Yerin dibine giriyoruz sandık’

6 Şubat tarihinde Kahramanmaraş’ta meydana gelen yıkıcı depremlerde Adıyaman’da ikamet eden Nazif Yıldız, ailesiyle birlikte depremden 4 gün sonra Diyarbakır’a geldi. Kentte merkez Bağlar ilçesindeki Süleyman Bin Halid KYK Kız Öğrenci Yurduna ailesiyle yerleşen Yıldız, depremin tüyler ürperten dehşetini anlattı.

Asrın felaketi olarak nitelendirilen depremi hayatında hiç yaşamadığını dile getiren Yıldız, deprem gecesi herkesin çaresiz olduğunu dile getirdi.

“ENKAZDA 20 KİŞİ UFAK BİR TAŞI KALDIRMAYA ÇALIŞIYORDUK”

Deprem gecesinde kıyametin koptuğunu sanan Yıldız, “6 Şubat gecesi çocuklarımla birlikte hepimiz yatıyorduk. Saat 04.17’de uyandığımız zaman sanki kıyamet kopuyor sandık. Evin içerisinde her taraf darmadağın olmuştu. Dışarı çıktığımızda kıyamet kopmuş gibi her taraf yıkılmıştı. Enkaz başlarından herkesin eli kolu bağlıydı. Enkaz altında herkesin muhakkak bir akrabası vardı. Elimizden hiçbir şey de gelmiyordu. Enkazda 20 kişi ufak bir taşı kaldırmaya çalışıyorduk, kaldıramıyorduk. Herkes çaresiz şekilde sağa sola koşturup bağırıp ağlıyordu. O gece sanki Allah tarafından sel akıyor gibi de yağmur yağıyordu” ifadelerini kullandı.

“BİNALAR GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDE KUM GİBİ DÖKÜLÜYORDU”

Saat 13.24’te Kahramanmaraş merkezli ikinci depremde binaların gözleri önünde kum gibi döküldüğünü söyleyen Yıldız, “Aynı gün içerisinde saat 13.30’da biz arabada iken yine deprem oldu. Arabamız da iki bina arasında kalmıştı, geriye veya ileriye doğru da gidemiyorduk. Her taraf yıkık dökük içinde kalmıştık. O esnada hepimiz tarlaya doğru kaçmaya çalıştık. Karşımızdaki binalar gözümüzün önünde kum gibi dökülüyordu. O esnada biz çok korkmaya başlamıştık. Sanki yer yarılıp yerin dibine giriyoruz sandık. Yine de Rabbime şükürler olsun. Ailem ve çocuklarıma bir şey olmadı. Dostlarım ve arkadaşlarım çoğu enkaz altında kalarak hayatını kaybetti” dedi.

Yaraları sarmak için tekrar Adıyaman’a döneceklerini dile getiren Yıldız, şunları kaydetti:

“İki gece çadırda kaldık ama çok soğuktu. Rabbimden niyaz ediyorum ki bir daha böyle bir felaketin yaşanmamasıdır. 9 Şubat günü Diyarbakır’a gelmeye karar verdik. Allah bir kapıyı kapatıp diğer kapıyı açar. İnşallah tekrar döneceğiz. Konteyner veya bir ev olsa çok iyi olurdu. Babam yaşlı, 85 yaşında memlekete dönmek istiyor.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*